Zamanın ne kadar göreceli bir kavram olduğunu bu günlerde daha da iyi anladım. Eskiden birden akşam oluverirdi ve günün nasıl geçtiğini anlamazdım. Bu günlerde ise sürekli "Hayırlısıyla randevu günümüz gelse de doktora gitsek...", "Şu 3 ayı sağlıkla, hayırlısıyla doldursak..." der oldum.
Geçtiğimiz hafta karşılaştığım çiçeği burnunda bir anne de bu günlerin kıymetini bilmem gerektiğini söyledi :)
O da dokuz ay boyunca zamanın bir an önce geçmesi ve doğum zamanının gelmesi için dua etmiş. Şu an "Ne kadar safmışım, doğumdan sonra her şeyin biteceğini düşünüyordum ama tümüyle yanılmışım. Gerçek süreç doğumda başlıyormuş" diyor :)
Bana da öyle olur mu bilmem ama ofisi bir süre özlemeyeceğim kesin. Ofisteki arkadaşlarımla, özellikle de birkaç dostumla zaman geçirmek ne kadar keyifli olsa da sonu gelmeyen çeviriler ve teslim tarihleri bu aralar keyfimi fazlasıyla kaçırıyor. Eskiden rahatlıkla altından kalktığım işler bu aralar zulme dönüşmeye başladı. Hormonlarımdaki değişikliğin bu durum üzerindeki etkisi kuşkusuz büyük...
Sürekli uykumun gelmesi ve hemen yoruluvermem de cabası...
Sabahki randevumuz sonrasında detayları paylaşıyor olacağım.
O zamana kadar sağlıcakla kalın :)
15.09.2020
Aradan tam 5 yıl geçmiş ve kızımız Bade şu an 4 yaşında. İçeride mışıl mışıl uyurken yıllar önce yazdığım satırları okumak beni fazlasıyla duygulandırdı.
Anlık bir durum güncellemesi yapmak istedim. Bade dünyalar tatlısı, çok sevecen ve konuşkan.
Biraz bana biraz da babasına benziyor.
